Eylem Ülgen

Ne zormuş söze, yazıya dökmek meğer. Yoga, “anlatılmaz yaşanır” olarak tanımlayabileceğim bir deneyim. Kelimeler az, zayıf, anlamsız kalıyor sanki. Hele bir de yüreklendirici, destekleyici bir rehberin yol göstericiliği eşliğinde çıkılmışsa bu yola… Esin Hocam adı ile eş, bana “esin” kaynağı oldu.

Yoga, asana pratiklerini de içeren ancak buna indirgenemeyecek kadar geniş ve kadim bir yol...Kişinin kendi ruhunu, bedenini, nefesini, duygu ve duyularını fark etmekten beslenme alışkanlıkları kazandırmaya kadar geniş ve kapsayıcı bir yaklaşımla; ruhsal gelişim, maddi dünyada barış ve sükûnet içinde yol alabilme, karma yaratmadan tekamül yolculuğunu tamamlama, ruhsal hayat planına uyanma ve bu hayat planına uygun olarak maddi dünyada yaşayabilme becerisi kazandıran bütünsel bir felsefe benim için.

Belki de çoğumuz gibi benim de kendi bedenimi algılama pratiğim yok denecek kadar azdı. Bedenden, duyu ve duygulardan kopuk yaşamanın güçlüğü içinde debelenirken Ağrı, acı, haz algım son derece düşük; bedenimin ihtiyaçlarından, hatta “varlığından” habersiz geçirdiğim 43 yılın sonunda yoga ile kesişti yolum. Yorulduğunu acıktığını susadığını uykunun geldiğini, antrenman ihtiyacını hissedememenin ne olduğunu; bunları hissedebildikten sonra anladım.

Uzun saatler bilgisayar başında geçirmem gereken, oldukça stresli ve dengede olmayan bir mesleği icra ediyordum hala da ediyorum. Fakat, Yogada derinleşmeye başladıkça, mesleğimi yerine getiriş şeklim değişti. Hayatımın her alanına, nezaket, şuur, neşe ve tevekkül geldi. Denge içinde farkındalıklı yaşamanın coşkusu sardı ruhumu, bedenimi. Esin Hocamın sözü kulaklarımda; “Herkesin kendiyogası vardır.”. Benim yogam “denge” oldu.

Bugün nemli gözlerle hatırlıyorum; Üçüncü derste bacaklarımı, kollarımı fark ettim ve bu benim için son derece şaşırtıcıydı. Varlığımla bağlantıya geçmiş gibiydim. Vardım, bu dünyada bir alan kaplıyordum ve her insanın doğmakla sahip olduğu tüm haklara ben de sahiptim. Bu farkındalık; çok yavaş ancak bir o kadar da net bir biçimde yaşamın tüm alanlarında etkisini göstermeye başladı. Öyle yavaş, öyle minik değişiklikler ki bilinçli olarak yaptığım bir şey yoktu...

Sanırım en sihirli kısmı da bu oldu… Oldurtmaya çalışmadan, kendiliğinden gelişim. Spontanlık, içselleştirilmiş bilgi; yani bildiğini yaşamak.

Bir yılın sonunda bedenim esneklik kazanırken; kendime de daha hoşgörülü ve esnek olmaya başladım. Kontrol edemeyeceğim şeyler üzerinde durmamayı, takılıp kalmamayı, içimde olana alan açmayı ve dönüştürmeyi gerçekleştirmeye başladım şükür.

Nefes pratikleri ile gelen “merkezimde kalma” dinginliği yaşamın her alanında benimle. Zor deneyimlerin içinden, dirençsiz ve nazik bir çaba ile akabilmenin ödülleri artık benimle…

Yoga, benim için, bedenin esneklik kazanmasına yönelik bir pratik olmaktan çok daha fazlası. Yoga benim için rehber, yaşam biçimi; nefes aldığım, rahatladığım ve Özümle bağlantı geçebildiğim bir alan.

Dedim ya sözler az, yetersiz ve ifadesiz. Dile dökebildiğimin ötesinde bütünsel ve yaşam boyu süren bir deneyim yoga…